Fıkralar

Fıkralar

 
 
 
 
DUA

Erzurumspor yenilirse küme düşecek, berabere kalır ya da yenerse ligde kalacaktır. Hoca'dan dua etmesini isterler: - Hocam bi dua et de takım yensin, heç degilse berabere galsın. Hoca dua eder. Maçın 90 dakikası berabere biter ama Erzurumspor uzatmalarda bir gol yer ve küme düşer. Taraftarlar: -Ne biçim dua ettin" diye Hoca'ya çıkışırlar. Hoca: - Ula uşah ben 90 dekke için dua ettim. Ne bülim gavat uzadacah!.


SÜNNET DİYİM DE...

Bir tane hoca varmış, nereye gitse önüne koyulan her şeyi yer, içer, siler süpürürmüş. Yine bir eve misafir gitmiş. Hocaya güzel bir sofra kurmuşlar. Hoca da önüne gelen her yemeği "Sünnetdir" diyerek silip süpürmüş. Yemekten sonra abdest almak için ayağa kalkmıþ, evin çocuğuna:
"Gel bene su tok." demiş.
Çocuk suyu dökerken hoca:
"Yavrum senin adın ne?" diye sormuş.
Çocuk heyecanla:
"Farz, Farz!" diye bağırınca:
"O ne demek yavrum, o ne biçim isim" diyen hocaya çocuk der ki:
"Hemi, sünnet diyim ki beni de yiyesen."


KAZ KADIYA AZ

Üç arkadaş, Yaylarıyla oklarıyla ava kuşa çıkarlar, üç tane kuş vurrurlar: Biri kaz, biri mezmendek, biri de ördek. Bunlar üç kuşu bölüşemezler:
"Gahın gidah gadinın yanına, o bize bölsün." derler, götürürler kadıya:
"Biz bunnari bölüşemirik, sen bize böl."
Kadı der ki:
"Goyun ortaya bahim şunnari."
Kuşları ortaya koyarlar. Kadı bakar bakar, der ki:
"Gaz gadiya az
Bu yana da gelsin mezmendek
Üçüze de bir ördek
Gahın alın gidin."
Bunlarda, üçü bir ördeği alır yola koyulurlar.


GEMİKLERlM ISINMİYA BAŞLADİ

Yine günahı sevabından çok olan bir Erzurumlu cehenneme gider. Bunu ateşe atıp üstüne kapıyı kapatırlar. Ateşte yanan herkes bağırırken Erzurumlunun sesi duyulmaz. Bunu merak eden zebaniler durumuna bakmak için cehennemin kapısını açınca Erzurumlu bağırır:

"Ola gardaş kapiyi kapatın da... Daha yeni gemiklerim ısınmiya başladi."


KÜRDAN

İstanbul'da bir lokantada sıkıla büzüle oturan bir Erzurumlu daha ne yiyeceğine karar verememiştir. Garson kendisine yaklaşırken, yan masadan birisi garsona seslenir:
"Bana bir kürdan verir misin?"
Erzurumlu, garsonun gecikmesinden faydalanarak ne yiyeceğine karar verir. Garson ne arzu ettiğini sorunca, Erzurumlu:
"Bene bir porsiyon kürdan getir" der


BU SENİN ANAN DEĞİL

Erzurumlu tüccarlardan biri İstanbul'da Kullebi Turan'a rastlar. Eskiden Turangilin komşusu olan tüccar mersedesini durdurup bağırmış:

"Turan, Turan."
Turan demiş işte:
"Ooo, ağabey neydirsen?"
"Ola Turan neydirsen buralarda?"
"Gezirem abe."
Tüccar Erzurumlu demiş:
"Ola anam hesde, Amerikan Hasdanesinde. Bende gidirem oni
görmiye."
"Yaa elemi? Ben de gelim." demiş. Kullebi Turan binmiş araba
ya, getmiş hastaneye.
İhtiyar karı yatıyor yatakta. Turan demiş:
"Eze nasılsan, ey oldun mi? Beni tanıdın mi?"
"Ana gurban tanıyamadım."
"Eze nasi tanımazsan da, ben sizin bacayı küriyirdim, sen bene
kavurma eyhmegin arasına şerirdin. Ben Turan da..."
"Ana gurban tanıyamadım."
"Eze da ben sizin evin yanında oturirdim. Su getirirdim size, sen
bene yağ sürer eyhmegin arasına verirdin?"
"Ana kurban tanıyamadım."
Turan dönmüş o tüccar arkadaşına:
"Kalk ulan gideh. Bu neyini ne yapdığım senin anan değil


ANBELE EDlRSİZ

Erzurumlunun biri ölür. Öbür tarafta terazi de günahları tartılır, günahı sevabından çok olunca bunu cehenneme atarlar. Tabii zebaniler başlar bunu dövmeye. Canı çok yanan Erzurumlu zebanilere der ki:

"Gardaş, anbele edirsiz diye kimse burya gelmek isdemir."


BİZİM KARABAŞIN NEYİ OLURSAN

Ağa sürüsünü görmeye gider . Çoban:
"Ağa kurt geldi, vallah ambu garabaş hepsini hakladi" deyince, ağa da:
"O kara koyuni kesin yesin" der.
Çoban ağayı yolcu eder, kara koyunu da kesmez. Aradan seneler geçer, kara koyunun nesli çoğalır, bir sürü olur. Çoban "Helal mıdır, haram mıdır?" kuşkusuna düşer. Gider kadıya durumu anladır.
Kadş:
"Yüzde yetmişini zamanın kadısına vermen geri kalanı fakir fukaraya dağıtman lazımdır." deyince çoban şaşırarak sorar:
"Gadi efendi, sen bizim garabaşın neyi olirsan?"


BİREZ SABUN SÜR

Erzurumlunun biri İstanbul'da berbere gider. Berber bunun Erzurumlu olduğunu anlayınca tıraş ettiği adamla yüksek sesle muhabbete başlar.
"Geçenlerde bir Erzurumlu geldi. Traş edecektim. Tam sabun sürmeye başladım, bileğimden tutdu.
"Gardaş biz Erzurumlu yuh, sabunnan tıraş olmazıh, dedi. Sabunuz tıraş ettim kalktı gitti."
Sıra Erzurumluya gelir. Berber tam sabun sürecekken bileğinden tutar:
"Biz Erzurumlu yuh, sabunnan tıraş olmazıh gardaş."der. Berber sabunsuz tıraş etmeye başlar. Erzurumlunun yüzü kan içinde kalır. Sonunda dayanamaz ve:
"Gardaş ben Erzurum'un kövündenem. Sen hele birez sabun sür." der


SANATÇININ SAYGISI

Erzurum'un yerel sanatçılarından Raci ALKIR çay bahçesinde konser verirken
dengesini kaybedip havuza düşüvermiş.Elinden mikrofonu bırakmayan ALKIR ,bir
yandan suda debelenirken bir yandan şu meşhur türküyü söylemeye başlar
"SUDA BALIH YAN GİDER "


DAMIM SİTAVUH KÖYÜNDE

Erzurumlu İstanbul da gezerken hele bir diskoya uğrayayım demiş ama,kapıda
- Damsız girilmez yazıyor. Yaklaşıp kapıdaki görevliye ısrar etmiş :
- Gardaş benim damım Erzürüm sitavuh köyünde,altına gındillik tahim burya mi getirim!


VATAN SEVGİSİ

Karayolu ile seyahati sakıncalı olacak derecede hasta bir Erzurumluyu hayatında
ilk defa uçağa bindirmişler,seyahat sonrası sormuşlar :-Dadaş nasıldı yolculuk,
-çok güzeldi tayyare yolculuği süzüldi süzüldi indi.Ama vatan topraği yuhardan
bir kirtik görünir,vatan toprağıni küçülmüş görmek beni üzdi !


NE PATLİRSEN

Narman’lının biri yolun ortasında tabağasını çıkartmiş sigara sarmaya
başlamiş.Arkadan bir kamyon gelmiş Bap,bap bap diye korna çalmaya başlamış
bizim Narmanli ise Ne Patlirsen farzetki ben tezek galağı vur yanımdan geç.


DADAŞ

Ermenilerin yaptığı katliamlarının devam ettiği dehşetli günlerdi. Yine bir grup savaş artığı
Erzurumluyu Yanıkdere civarına götürüp kurşuna diziyorlardı. Halkı sıraya
dizmişler, teker teker çağırıp bir kayanın arkasında katlediyorlardı.
İçlerinden biri merak edip ne oluyor diye başını uzatınca arkasındaki uyardı
-Dadaş neyidirsen... Sırayi bozup başımıza iş açacahsan!


DOGGUZ (9)

Vaktiyle Karslıların terminalde imtihan edilmesi gibi bir adet varmış.
-De bahim islamın şerti gaç?
-Beş..
-Dadaş beş diyir?!....Neyidah?
-Dogguz diyene geder çalın!


DEMİLLER (Söylemiyorlar)

Teyo Kore harbindedir. Gülle, top, mermi sesleri arasında ne olup bittiğini anlamak için kafasını siperden çıkarır, çıkarmaz bir kurşun "vızzz" diye kulağının dibinden geçince Teyo sinirlenir:
-İtoğlitler demiller atar herifin gözüni kor ederih..!


TUT

Tortumlu'nun biri eşeğe yüklediği dutu "batmanı 2.5" diye bağırarak satıyordu. Biri kulağına eğilip "kilosu gaça" diyende: -Niye baba ele egilib gulağıma fısıldirsan, hoç esgeriye mevzeri (askeri malzeme) satmiram; tut satiram!


CAFER AĞA

Erzurum Belediyesinin kuruluş yıllarında fahri olarak her işe koşuştura Cafer Ağa'nın bu gayretkeşliğini ödüllendirmek için Ankara'ya gidecek heyete onu da yazmışlar. Cafer Ağa bu haberden çok memnun olmuş. Öyle ya ekabir-i memleketten olmasa heyete adını yazarlar mı?
-Cefer, o gözel sufatın niye ele töhmüş mosolun asmışsan, bişeye mi sinirlendin?
-Ben sinirlenmim kim sinirlensin! Bıhdım usandım. Sohahlar mi temizlenecah, gel Cefer Ağa, çölpühler mi payhlanacah, gel Cefer Ağa. Şindi de Engere'de hökümatın işi bozulmuş, gel Cefer Ağa!


PAY-ÇAY

Erzurumda ustalığı ve disiplini ile tanınmış, Kavaflar çarşısı esnafından rahmetli Kunduracı Yunus Usta, bir yorgunluk çayı içmek için dükkanının bitişiğindeki İki Kapılı kahveye gitmişti Oturur oturmaz garson önüne yarım bardak çayı koyunca Yunus Usta sinirlenerek garsonu çağırdı.
-Buyur Beybaba?
-Oğlum bu nasıl çay?
-Beybaba yeni demledim.
-Oni demirem. Bah burada tiryakinin ögüne bele yarım bardah çay goydun mi ona söymüş kimi olursan, annadın mi!
-Beybaba dudak payı istemez misin?
-Ben pay isdemirem, çay isdirem çay!


CERİYAN

Neriman Hanıma gelen misafir, evin kızını ortalıkta göremeyince sormuştu:
-Selma nerede, göremedim?
Ev sahibi hava akımını kastederek:
-Geçen gün sizin evde ceriyana kapılmış, hesde yatir içerde.
Bu söz üzerine misafir hanım öfkeyle:
-Viyh torpah başıma, bizim evde ceriyan ne arir? Sen de bülirsen ki biz gaz lambasi gullanirih!


HELBET

Gürcükapıda sıra sıra müşteri bekleyen faytonlardan birine kibar bir adam yanaşarak faytoncuyan "binebilir miyim" diye sorunca faytoncu:
-Helbetde binebülürsen, dedikten sonra kendi kendine söylenmeye başlar:
-"Vola bu dünyada da ne tevür adamlar var; hem para verir hem de binebülürmiyem diye sorir. Sormiya ne lüzüm, parasıni verdıhdan sonra teyyariya bile binebülürsen!


YOLÇİ

Saf bir Erzurum'lu şehirlerarası otobüs yolculuğu yaparken mola yerinde otobüsünü şaşırmıştı. Anonsu duyunca kalkmakta olan otobüsten içeri dalıp seslendi:
-Dadaşlar hele bir bahın ben bu otobusun yolçusu miyam?


KİMLERDEN

Erzurum'dabir kadınlar toplantısına davetli olan yabancı bir bayan, genç ve güzel bir kadına sormuş:
-Cici kızım sen kimlerdensin?
-Vallah çimlerden olduğumi bülmirem. Yuhari Mumcunun gızi, Aşşaği Mumcunun geliniyem


ODUR OOOO!

Narman'lı iki acemi avcı uzakta bir tavşan görüp ateş ettiler. Vakit akşam üzeriydi, alacakaranlıktı. Aleleacele soyup ateşte kızarttı bir güzel yediler. Üstüne de birer cıgara tellendirmişlerdi ki yanlarına biri yaklaşıp selam verdi. Gelen, kızılcık satmaktan dönen bir Tortumlu idi.
-Ağalar sabah giderken eşşegüm buralarda guzlamuş(yavrulamıştı) idi, heş gördüüüüz?
İki avcı birden gözgöze geldiler. İçlerinden biri mırıldanıyordu:
-"Odur oooo!"


GUTİ CİBİ EV

Erzurum'un eski evleri büyük odalar iç içe ve tuvaletleri dışarda imiş. Adamın birisinin evi diğerlerine nazaran daha iyi imiş. Adam evini kiraya verirken kiracı adayına evini methediyormuş:
"Guti cibi ev, içi oda bir sofa, düz ayah abdeshana ağzızın dibinde; bahca ceniş p..., püsür ekin yiyin."


AYNANIN ETTİKLERİ

Erzurumlunun biri İstanbul'a çalışmaya gider. Ömründe hiç fotoğraf görmemiştir. Aynaya bakar, aynadaki simayi kendi fotoğrafı zanneder. Der ki:
"Ne güzel resmim var. Buni nişannıma gönderim fotorafımi görsün."
Nişanlısı aynada kendisini görünce:
"Ana, Memmet üsdume kuma getirmiş!" diye bağırır.
Anası:
"Hele ver banim." der. Anası aynada kendisini görünce, der ki:
"Bula bula da anbu kafderi mi bulmuş?"


YA BİLEMEZLERSE

Naim Hoca bir gün kömür alır. Arabacıya der ki:
"Buni Yoncalık'daki evime götür."
Arabacı der ki:
"Hocam adresin nasıl?"
"Oğlum Yoncalığa get, Naim Hoca dedin mi herkes gösterir."
"Ya Hocam bilemezlerse?"
"Terzi Naim de, o zaman bilirler."
"Ya Hocam gene bilmezlerse"
"De ki Kuyumcu Naim herkes tanýr, sene evi gösterirler."
Arabacý tekrar:
"Ya Hocam gene bilmezlerse." deyince.
Naim Hoca sinirlenir, der ki:
"Oğlum, kavat Naim de, herkes sene evi gösterir."
Reklam
 
Sitemizin İstatistikleri
 

Zirve100
 
Resim , Yazı, Fıkra, Şiir ve tüm ketegorilerde paylaşımlarınızı bekliyoruz
Mail
&
Msn
adresimiz
narmandiyari@hotmail.com

Mail olarak bize ulaşan bilgiler sitemizde yayım yapılacak


 
Bugün 1 ziyaretçi (4 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 Turistlik yerler

part time iş | yeni bir iş | ek iş ilanları | evde iş imkanı | part time iş | iş kur iş bul | yeni bir iş | ek gelir | para | iş bul kur | iş kur iş ilanı | iş imkanları | part time ek iş | erol marketing sistem | erol lore tekstil | erol çorap pazarlama | iş arıyorum | ek iş arıyorum | ek iş arıyorum | biobellinda | iş veren iş bulan iş kuran forum | mlm nedir network marketing şirketleri | web hosting, web tasarım, e-ticaret | zaman mekan haber video | mp3 kuran ilahi şiir resim | düşün ve başar, kişisel gelişim | sev pazarlama |